Selçuk İnan, Antalya kampının ilk bölümünde yaşanan hastalıklar nedeniyle zorlandıklarını, ancak takımın artık fiziksel olarak üst seviyeye geldiğini söyledi. İnan, kamp çalışmalarını verimli ve bağ kurucu olarak değerlendirdi.
Teknik direktör, kampın oyuncular arasında dayanışmayı güçlendirdiğini ve aile ortamının sahadaki iş birliğini artırdığını ifade etti. Bu ortamın takım kimliğinin oluşmasına katkı sağladığını vurguladı.
İnan, futbolcuların artık bireysel performans antrenörleriyle çalıştıkları için kampa daha hazır geldiklerini ve yüksek tempolu antrenmanlara daha erken başlanabildiğini belirtti. Bunun oyun kalitesine olumlu yansıdığını söyledi.
Antrenörlük yaklaşımı olarak sadece skora odaklanmadığını, oyuncu gelişimini ve takım kimliğini inşa etmeyi önceliklendirdiğini aktardı. Hâlen öğrenme sürecinde olduğunu da ifade etti.
İnan, Avrupa ile Türkiye arasında antrenman metodolojisi açısından büyük fark olmadığını, asıl farkın tesisleşme ve kurumsallaşma seviyelerinde olduğunu söyledi. Bu farkların kulüplerin çalışma düzenini etkilediğini belirtti.
İlk yarıda yaşanan kadro karmaşasına rağmen takımın potansiyelini erken gösterdiğini dile getirdi. Taraftar ve yönetim desteğinin en büyük motivasyon kaynağı olduğunu vurguladı.
Churlinov, Can Keleş, Dan Agyei ve Tayfur hakkında olumlu değerlendirmelerde bulunan İnan, yeni transfer Jo için Chiellini ile iletişime geçtiklerini açıkladı. Kulübün harcama limitleri nedeniyle transferde zorluk yaşadıklarını ve yeni oyuncu alımının mevcut oyuncu ayrılığı olmadan mümkün olmadığını belirtti.
İkinci yarı için rakiplere İzmit deplasmanında zorlanma mesajı verdi ve Avrupa hedefinin hâlâ masada olduğunu söyledi. İnan, ikinci yarının daha zorlu geçeceğini ifade etti.
Kariyer hedefleri arasında Avrupa’da teknik direktörlük yapmak ve A Milli Takım’da görev almak olduğunu paylaşan İnan, Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi genç oyuncuların dayanıklılığına dikkat çekti. Kampın hem fiziksel hem de ruhsal açıdan takıma katkı sağladığını yineledi.
